Her Bir Günün İçin Teşekkürler 2021

2021’de alışkanlıklarımı, ritüellerimi ya da benim dışımda gerçekleşen ritüelleri, tekrar eden döngüleri fark ettim. Birkaç çok istediğim konuda elim kolum bağlı beklediğimi fark ettim. İsteyip, planlayıp, gerçekleştiremediğim şeylerin kendimi yorgun hissettirdiğini fark ettim. Kendimi nasıl kısıtladığımı, hangi düşüncelere tutsak ettiğimi, zaman zaman öfkelenmemin asıl sebebinin adım atmamak, plan yapmamak, yol çizmemek, ertelemek, kendimin ve potansiyelimin farkında olarak hareket etmemek olduğunu fark ettim. Daha sonra etrafımdaki insanların yorgunluk ve öfke hissetmelerinin sebeplerine baktım: Başkalarını taklit etmek, başkalarının beğenilerine göre hareket etmek, işini severek yapmamak ya da sevmediğin işi yapmak, risk almamak, korkak olmak, cesur hareket etmemek, var olan bir sorunu kişinin kendisiyle değil başkasıyla konuşmak, sürekli bahane ve sorun üretmek…

 

Konfor alanının nasıl tehlikeli bir yer olduğunu ve o alandan çıkmanın ne güçlü bir irade gerektirdiğini neredeyse her gün deneyimledim. Daha sonra da ben beklerken hayatın beklemediğini fark ettim ve bazı konfor alanlarımı terk ettim. Değişip ya da yeni yollar bulup döngüyü kırdım. Tek bir seçimin, bu seçimi gerçekleştirmek için attığım adımların ve bunun gerçekleşmesinin tüm yolları, olasılıkları, hesaplamaları değiştirebileceğini gördüm.

 

Herkesin kendi evreninden, kendi habitusundan, zaman zaman kendinden saklanarak, zaman zaman kendini saklayarak, olduğu ya da olmak istediği haliyle yaşadığını daha çok kabullendim, çok az arkadaşın ve yakın olmayı seçmediklerimle mesafeli olmanın iyi olduğuna inancımı pekiştirdim.

 

Gayretimle, emeğimle, severek, inanarak, tutkuyla, sabırla, netlikle, yaratıcı ve verimli bir şekilde, bana ait olmayanın beni sınırlandırdığının bilinciyle, bana ait olmayanı bırakıp daha çok biz olmak amacıyla kendimi seçtim. Bütün gelişmeleri, ilk etapta olumsuz gibi görünenleri bile heyecanla karşıladım. Hayatın şımartmasına, şaşırtmasına izin verdim. İzledim. İzlemeyi hep çok sevdim; bir kuşu, dalgaları, seni, kedileri, tanımadığım insanları, yağmuru, düşüncelerimi…

 

Emeklerim fark edildi. Boşa kürek çekiyormuşum gibi hissetsem de sonunda iyi ki öyle yapmışım dedim. Manipülasyonları fark ettim. Her şeye göğüs gerdim, yine yaparım, yapamadığım anlar da oldu, o zamanlarda da çok güçlendim; çünkü kayıpları kazanç olarak görmeyi çoktan alışkanlık haline getirdim. Hedeflerim önceliklerim haline geldi. Kontrol edemediğim şeyler oldu, kontrolü bıraktığım zamanlar oldu, çoğu zaman kontrol bendeydi, en güzel zamanlar akışta olduklarımdı. Yarım kalanları tamamladım, geçmişten ders aldım, olmayan şeyleri pişmanlık duymamak için iyice denedikten sonra kabullendim. Anladım. Değiştim. İç sesimi dinledim. Bazen tüm sesleri susturmak istedim. Yetinmedim. Geliştim. Kendime sınır koymayı bıraktım. Kendimi değerlendirdim, sevdim, bağışladım, bana iyi gelmeyenleri unutmayı seçtim. İyi niyetine inanmadıklarım için kendimi yavaşlatmayı bıraktım, sevdiğim ve seçtiğim konularda durdurulamaz olmam gerektiğini kendime hatırlattım.

 

2021 pek çok açıdan benim yılımdı, 2022’nin muhteşemliklerine hazırlık yılıydı. 109 kitap okudum. Bir sürü makale okudum. Sosyolojiden yüksek lisansa başladım, ilk dönem bitti bile; yoğun, çok yoğun, besleyici, geliştirici, zorlayıcı, keyifli, içimde kendime doğru başka kapılar açtıran, öğretici, değiştiren ve çok hızlı geçen bir 4 aylık dönem. Muhteşem hocalarla tanıştım, hocalarımın ağzından çıkan her cümle için kendimi çok şanslı hissettim, yeterli enerjiyi kendimde bulamadığım anlarda aklıma hep hocalarımı getirdim, hepsini çok sevdim. Yaş ortalamasını yükselten ben olsam da, hepimizin Y kuşağını oluşturduğu güzel bir sınıfa denk geldim. Harika bir editörü ve sahibi olan güzel bir internet gazetesine haftalık köşe yazarken, iki ayda bir basılan kültür, sanat ve edebiyat dergisinden yazarlık teklifi aldım ve kabul ettim. İsim annesi sayıldığım, içinde birbirinden kıymetli üyeleri olan ve hem kendim için hem de toplum için çok geliştirici bulduğum ANODEM’in üyeliğiyle beraber yeni insanlarla tanışıp, farklı bağlantılar kurarak, bir sosyolog için harika sayılabilecek bir alana dahil oldum. Mesleğimi severek yapmaya devam ettim, mesleğime ve sosyolojiye duyduğum sevgim her geçen gün arttı.

 

Kendimi kimse benim kadar bilemez, benim için neyin iyi olduğunu benden iyi kimse bilemez. Kimse senin için seni bilemez, kendini sen bilirsin. Bilmezsen de, sen bilirsin.

 

2022 de her şeyi değiştirecek, ben değişime istekliyim, gönüllüyüm, kendime olumlu yönde dönüşmek için izin veriyorum. 2022’ye girebildiğim kadar güçlü girmek için elimden geleni yaptım, 2022’de kendimi gördüğüm yere doğru seçimler yapmaya ve bu seçimlerin sonsuz olasılıklarına, yeni bir yıla, yeni bir dünyaya, 2022’de yaşamaya hazırım! Hepimiz için şanslı, fırsatlarla dolu, huzurlu, bereketli, tüketmekten çok ürettiğimiz, kendimizi gerçekleştirdiğimiz, dengede kaldığımız, karar verip yola çıktığımız, karar verip uyguladığımız, ertelemediğimiz, yaşam alanımızı ve kendimizi güncellediğimiz, değişime kucak açtığımız, kalıplarımızdan kurtulduğumuz, biz olduğumuz, insan olduğumuz, doğanın parçası olduğumuzu hatırladığımız, gerçek anlamda birer dünyalı olduğumuz, harika bir yıl diliyorum. Ve gerçekleşmesini çok istediğim bir dilek: 2022 sosyologların senesi olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Funda Alpaslan Talay - Mesaj Gönder

# 2021

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.