Kimi başkan yapalım?

Kimi Başkan Yapalım?

Herkes doğruyu, dürüstü, ideal olanı, rol modeli arıyor ve bulunduğu konumda kendisinin de öyle olduğunu savunuyor. Bu durumdaki kişi ne kendisini iyi yorumlamıştır ne de karşısındakini.

Geçen Pazar günü Türkiye Barolar Birliği’nin seçimi vardı ve mevcut başkan seçimi kaybetti. Sosyal medya, Metin Feyzioğlu'nun seçimi kaybetmesi ile "böyle yapayalnız kalırsın işte", "şimdi çaycılık yap" gibi ve benzeri paylaşımlarla doldu. Yeni seçilen Türkiye Barolar Birliği Başkanı  Erinç Sağkan’ı da göklere çıkarmalar başladı. "İlk ziyaret Anıtkabir", "Ata'nın izinde" gibi.

“İyi bak" derken saf saf bak anlamında bak denmiyor arkadaşlar. İyi bakmaktan kasıt, gerekli araştırmalarda bulun anlamında; bugüne kadar ne yaptığı, hangi yapıların içinden süzülerek bu günlere geldiği gibi araştırmaları yaparsan hangi karakteri aldığını, psikolojik yapısının ne olabileceğinin çıkarılmalarını yapabilirsin.

Şimdi Metin Fevzioğlu’nu yerden yere vuran, dalga içerikli paylaşımları yapanlar daha düne kadar bu adam falanca siyasi partinin genel başkanı olmalı, başbakan olacak kişi demiyorlar mıydı? Aynı Metin Fevzioğlu gibi, Muharrem İnce, Emine Ülker Tarhan için demiyorlar mıydı? Sonuç ne oldu?

Sürü psikolojisi ile algı yönetimiyle yönlendirilen bu kitle sağlıklı yapıları kendi iradeleri ile seçebilirler mi? Hayır. Çünkü kendi iradeleri yok! Bir yerden algı yönetimi yapılıyor sen de kimdir, nedir, necidir, dün neydi, bugün ne, gibi sorgulardan geçirmeden,araştırmadan bu algıyı harlama görevini görüyorsun.

Elbise, ayakkabı alırken kırk yerden fiyat alan, pazar yerlerini ilk önce boş bir şekilde turlayan sonrasında alışverişini yapan kişiler. Ülkesini dolayısıyla kendi ekonomisini, sağlığını, kültürünü yaşam kalitesini etkileyecek olan yöneticilerini seçmek için algı kuyruğuna takılıyorlar. Hal böyle olunca daha önümüze çok kişiyi sunarlar, sen de görevini yerine getirirsin.

Bu anlatımdaki izlenilen yol (ya da bize sunulan) tepeden tırnağa birçok yapıda böyle işlemiyor mu?

 

"Gayri hükmü sen ver kurban, suç kimde?”

Alevi Kurumları Seçime Gidiyor

Önümüzdeki günlerde Alevi Kültür  Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri şubelerinin genel kurulları var. Ben de bu iki kurumun şubelerinden Antalya Merkez Şubesi üyesiyim.

Yol, yolak, örgütlenme anlamında çalışmalar yapan ve yapacak olan gönüllü yol evlatlarına başarılar dilerim. Hızır yoldaşları olsun.

İki adaylı seçime giden Alevi Kültür Dernekleri Merkez Şubesi  başkan adaylarından Mustafa Güler yıllardır kurumlarımızda emeği olan, bu kurumlarda binlerce genç gelip gitmesine rağmen bu yolu bırakmayan nadir üç beş genç arkadaşımızdan biridir. Kendisinin Alevi örgütlülüğüne katkısının olduğunu, daha da olacağını görüyor ve düşünüyorum.

Diğer aday Dursun Kaya toplumumuzun sevilen isimlerinden. Barışçıl ve birleştirici özelliği olan yıllar öncesinden birlikte bu kurumlarda yöneticilik yapmış olduğum değerli bir büyüğümdür. Kim, emeği yok! derse de çarpılır.

Her iki arkadaşımız da bizim toplumumuzun değerleridir. Kimi kişisel arzu ve istek sahibi kişiler seçimleri fırsat bilip, bu toplumu bir araya getirmemeye, ikilik tohumları atmaya çalışsalar da Dursun Kaya ve Mustafa Güler canımızın bu konularda tecrübeli olduklarını barışçıl bir biçimde rızalıkla, birlik içinde yola hizmet edeceklerini biliyor. Her iki canımıza da başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Yurtsever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.