Zulmün artsın ki tez zeval bulasın!

İnsanlar, eşit ve özgür doğarlar ancak bulundukları coğrafya onların kaderini belirler. Olumlu ve ya olumsuz birçok fiilin gerçekleştiricisi yaşadıkları travmalar, algı açıklığı, hormonlar, iyi örnekler, motorik becerileri gibi içsel ve dışsal maruz kaldıkları davranışlara verdikleri cevaplarla kişiliklerini oluştururlar. Karşımıza iyi ve ya kötü insanlar olarak çıkarlar. Genel değerlendirmelerin dışında daha küçük grup ve ya kişilerin iyi olarak değerlendirebileceği insanlar başka insanlar ve ya toplumun geneli için tehdit oluşturabilir. Örneğin, inandığı davası için adam öldüren bir militan ya da kızları kötü yola düşürmek için fiziksel çekiciliğini kullanan bir genç ya da bir okula dadanan çocuklara uyuşturucu dağıtan bir torbacı, bu örnekleri siz çoğaltabilirsiniz. Ancak sizden örnekleri pekiştirmek yerine bu şekilde kaç kişi tanıdığınızı düşünmenizi istiyorum…

Tabi örnekler biraz uçta kaldığı için hiç böyle tanıdığınız olmaması mümkün olabilir ancak Kemal Tahir’in tarif ettiği gibi soralım “Orospunun dişisi, erkeği olmaz. Orospuluk huydur. Söz verip tutmamak, borcunu inkar etmek, birini casuslamak, arkadan adam vurmak, kendinden zayıfı ezmek; hatta korkmak bile yerine göre orospuluktur.” Eminim şimdi zihniniz biraz daha açılmıştır. Aklınıza onlarca örnek gelmiştir değil mi? Tabi sizden bu konuda biraz daha ketum davranmanızı bekleyeceğim, sizin gibi düşünmeyen herkesi bu kategoriye sokmayın. Ancak farklı görüşle kötülük arasında büyük bir uçurum vardır. Sizin durduğunuz yere göre 6 olarak görünen rakam karşınızda duran kişi için 9 gibi görünüyor olabilir ama kötülük o yerdeki rakamı alıp karşınızdakinin kafasına geçirdiğiniz de ya da farklı gören diğer kişi ile ilgili dedikodu yapmaya başladığınızda devreye girer.

Hayat bize her gün yeni şeyler öğretiyor. Ve bazen bu öğrendiklerimizi kullanıp deneyimlemek istiyoruz. İşte bu noktada da iyi ve kötü arasındaki mücadele başlıyor. Deneyimlemek istediğiniz şey bir başkasına zarar verir mi? İlk düşünmek zorunda olduğumuz konu budur. Ancak kolayına kaçmadan bunu yapmak lazım. Sonuçları itibari ile yaptığınız eylem ve ya sözlerin geri dönüşü olmayacak başka bir süreci başlatacağını unutmayın. Tabi yaptığınız şeyin kötü bir davranış olduğunu vicdanınıza kabul ettirebilmeniz için birçok savunma mekanizması devreye girecektir hatta kutsal gerekçeler bile üretebilirsiniz. Ancak tüm bunlar günün sonunda sizi bir despot, hırsız, itibar celladı, yalancı, tecavüzcü, ırkçı ya da katil olmaktan kurtarmaz. Ancak bakınız bu tür insanlar girdikleri yanlış eylemden kurtulup ıslah olmak yerine vicdan ve ruh sağlıklarını korumak için daha güçlü militanlara dönüşürler.

Aslında bu gün iktidar dan tutunda muhalefete varana kadar bu tür kirlenmiş ruhları hayatın her alanında görüyoruz. Ülkeyi 15 Temmuz sürecine taşıyan işte tamda bu süreçtir. Düşünsenize “Suriye sınırına girer Türkiye’ye iki roket atarız” kurguları yapmaktan çekinmeyen insanlar genelkurmayın kripto odalarına girip belgelerin yurt dışına çıkarılmasına aracılık edenler vicdanlarını temizleyebilir mi? Yada basit bir parti içi seçiminde hile yapanlar daha etkili bir makama geldiklerinde üyelerine, seçmenlerine daha adil davranabilirler mi? Ali Tatar’ın intiharı “arkasından hesabı ödemeden nereye, mermiye kafa atıp kaçmak var mı” gibi itibar cellatlığı yapanlar ile “üzücü bir ölüm ardından kastığınız siyasi ajitasyon bittiyse hayatımıza devam edebilir miyiz?” aynı ahlaksal ve ruhsal çöküntünün dışa yansımasıdır. Evet, bu ceberut iktidarı indireceğiz ancak iktidarın yerini alırken akplileşmeyeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orkun Murat Muratlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.