#KupaBizim

Yazmak ne kadar zormuş son birkaç haftadır daha iyi anladım galiba. Asıl işim maalesef yazmak olmadığı için yazmak istesemde yazamıyorum. Tam oturup örneğin eski Erzurumspor teknik direktörü Yılmaz VURAL’ın açıklamalarını yorumlamak istedim ama olmadı. Şimdi oturmuş yazarken değineyim kısacık. Yılmaz hoca bazı oyuncuların soyunma odası ve antrenman sahasında kendisine karşı aldıkları tavrı eleştirdi. Yetmedi maç içinde oyuncusunun sakat olduğunu bahane ederek oyuna girmediğini anlattı. Aslında kral çıplak dedi karşılığı ne oldu sözleşmesi fesih edildi. Kulüp başkanları genelde iş insanı şunu sormak lazım şirketinizde genel müdürünüze mü yoksa alt kadrodan birine mi güvenirsiniz? Eğer alt kadroya güveniyor ve onların dediği şeylere inanıyorsanız sadece kendi egosu için yaşayan asla sistem kuramayan kişiler olarak kalacaksınız demektir. Alt kadro sizi her zaman kullanacak demektir. Kayseri ligde kaldı ama hamza  hocanın görevine son verildi neden. Bence başkanın etrafında bulunan bazı kişiler ve menejerler rahat edemedi. Yöneticilik etrafında bulunan boş beleş tiplere inanmak değil doğru ekiple hareket etmek olmalı. Bu düşünceler ışığında her kulüp sezon boyu en fazla iki hoca ile çalışmalı ve bu bir zorunluluk haline getirilmeli.

Hakimlik, hekimlik ve hakemlik en önemli 3h’dir. Her üçü de önemli kararlar vermek zorunda. Karar  verirken kimsenin baskısı altında kalmadan tarafsız, meslek bilgisi dahilinde cesurca ve hak geçirmeksizin karar vermek zorunda olmalı. Eğer 3 meslekte güven kaybı olursa durum biraz sıkıntılı olur. Maalesef son zamanlarda hakemler en çok eleştiri alan H lerin başında geliyorlar. Örnek Antalyaspor Galatasaray maçı, ikinci yarıda Galatasarayın en önemli oyuncusu hakemdi. Bir tek Galatasaray forması eksikti. Zaten forma olsaydı sonuç daha farklı olabilirdi. Hakemler eleştirilirken asıl sorumluluğun TFF de olduğunu da unutmayalım.

Bizim için 5 hafta önce biten lig artık bittide kurtulduk. Ne oynanan oyun zevk verdi ne alınan sonuçlar. Lig işkencesi Konya berebaerliği ile sonuçlandı. Asıl hedef zaten kupa maçı idi artık tüm motivasyon bizimle. BJK şampiyon olsa da olmasa da motivasyon sorunu olma ihtimali yüksekti .BJK  şampiyon olunca kupa maçına ne kadar önem verebilir. Zor ve yorucu sezon sonunda şampiyon olmuşsun kim ne yapsın kupa finalini olabilir. Bu düşünce Antalyaspor’a artı yazar ve bizim hayalimiz olan kupayı almamızı sağlar. Bizim taraftan bakılınca şöyle bir güzellik olabilir şampiyonluk kazanılan statta kupa kazanmak.

Kupa finali kısmı seyircili oynanacak fakat son üç haftadır maçlar seyircili oynanıyordu zaten. Örnek mi Giresun, Adanademirspor, Samsunspor, Bjk- GS, Bjk – Göztepe maçlarına bakın. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu değil mi? Sokağa çıkma yasağı var ama tribünlerde 4-5 bin kişi. Tribüne nasıl girdikleri ayrı bir dersin konusu fakat stata kadar nasıl geldi bu kadar insan. Ceza yediler ama yine de gittiler özrü kabahatinden beter bir açıklama olmaz mı? BJK şampiyonluğunu sokaklarda kutlayanlara ceza yazılacak mı acaba, yoksa siyasi parti mitingleri gibi görmezden mi gelinecek. Kutlamalara katılanlarda siyasi parti kongrelerini örnek göstererek cezadan kurtulacaklar mı?  Salı gün İzmir’de görüşmek üzere.

Herşeye rağmen

Şehir bizim kupa bizim,

Çükü #BizAntalyasporuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şali Erguş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.