Birin kalabalıklığı

Kimilerine göre her şey siyah beyazdır.

Ya hep ya hiçtir onlar için.

Ya varsındır ya yoksundur.

Ordasındır ya da değilsindir.

Belirsizliğe yer yoktur onların hayatlarında.

Denemek diye bir şey yoktur.

Olmak ya da olmamaktır.

An’da olmaktır.

Geçmiş ve gelecek yoktur onlar için.

Öncesini ve sonrasını düşünmezler.

İniş ve çıkışları da öyledir onların.

Kötüyse, en kötüdür.

Daha kötüsü yaşanamaz.

Diptedirler.

İyiyse, en iyidir.

Daha iyisi olunamaz;

Çünkü Nietzsche haklıydı, "En derin denizlerden doğar en yüce dağlar."

Havada değildir hiçbir şey onlar için.

Sindirirler her şeyi.

Sonuna kadar yaşarlar.

Diğer basamağa ondan sonra çıkarlar.

Temelleri sağlam atarlar.

İkişer ikişer çıkmazlar,

Atladıkları merdivenle ilerde yeniden karşılaşmamak için.

Her şeyle zamanında yüzleşirler,

Ertelemeden,

Keyifle,

Adeta dans edercesine,

Bulundukları durum ne kadar riskli olursa olsun…

Ve durup mutlu olurlar ne kadar yükseldiklerini görmek için.

Ama hayat durmaz.

Devam ederler yükselmeye.

Arkalarından gelenler de vardır,

Az da olsa.

Sayının azlığı yıldırmaz onları, yardım ederler.

Onlar yardım ettikçe arkadan gelenlerin sayısı artar.

Artar…

Bazıları kararsızdır.

Emin değillerdir;

Çünkü bazıları için hayat ana renklerin olmadığı, zayıf renklerin oluşturduğu bir alaşımdır.

Mutluluk bile kendi içinde oluşabilen bir renk değildir.

Mutlaka kendine sevilmek olarak yansıyan güçlü bir ışık arar.

Kafası karışmıştır.

Kafasını kaldırır yukarı bakar;

Çünkü o daha yükselmemiştir.

Aradığı ışık ordadır,

Yukarıda…

Ve onu beklemektedir.

Hemen yükselmeye başlar o da,

Hiç vakit kaybetmeden,

Geride kalanların da dikkatini çekerek…

O da yükselmiştir artık.

Bir cambaz gibidir, hayatla dans eder.

Geride kalanların dikkatini çekecek kadar mutludur.

Bazen yalnız kalır.

Bulunduğu yerden durup düşünür.

Ama pes etmez ve devam eder tırmanmaya…

Az kalmıştır,

Çok az.

Tek başına olsa bile

Umutla ve sebatla devam eder…

Sona ulaştıktan sonra bir an bile umutsuzluğa düşmemesinin mükafatını görür.

Artık yalnız değildir.

Gözlerini kapatıp arkadakilerle aynı noktada olduklarını hayal etmesine gerek yoktur artık;

Çünkü

Hayali yavaş yavaş gerçek olmaya başlar.

Yukarı çıktıkça ışık artmaktadır.

Böylece gelenlerin sayısı da artar.

Hayaller gerçek olmuştur.

Aynı noktadadırlar.

Hep birlikte, "bir" olarak gelmişlerdir o noktaya.

Bir’ken bütünü oluşturmuşlardır.

Ben’ken, Sen’ken, Biz olmuşlardır.

Bir olmuşlardır,

Çok kalabalık olan “Bir”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Funda Alpaslan Talay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.