Nusret Bayar söyleşisinin otopsisi

Gazetede iki bölüm halinde yayınlanan söyleşiyi okudunuz. Başkanın söyledikleri kayıtlara geçti. Söyleşinin bir de gözlem ve değerlendirme kısmı var. Bu nedenle de bu yazıya ihtiyaç var.

Şu ön kabulü baştan belirteyim. Nusret Bayar, belki de, Antalya tarihinin en bahtsız başkanlarından birisi. 9 Şubat’ta göreve geldi. Tam programını uygulayacakken pandemi başladı. Ardından Muhittin Böcek’in rahatsızlığı gündeme geldi. Hiç de hazırlıklı olmadığı iki sorun ile mücadele etmek durumunda kaldı.

Öncelikle, başkan ulusal ve yerel gündeme oldukça hâkim. Aynı zamanda genel merkez dilini de çok iyi içselleştirmiş. Konuşurken bunu çok net hissediyorsunuz. Özellikle yerelde sorunları ve çözüm önerilerini, genel merkez dili ile başarılı bir şekilde dile getiriyor. Kongre öncesindeki tutuk Nusret Bayar gitmiş, yerine yerel ve genel politikada ne söylemek istediğini bilen bir il başkanı gelmiş.

Yine söyleşide, samimiyeti kendisini hissettiriyordu. Kendisinin de kurduğu cümleleri zorunluluktan değil, inandığı şeyleri söylediği düşüncesi hâkim oluyor.

'ÖRGÜT' BİR SÖZCÜKTEN FAZLASIDIR

Tabi bu işin bir tarafı. Diğer tarafta, yani parti içi siyaset bölümünde ise Nusret Bayar savunma psikolojisinden kendisini bir türlü sıyıramamış. Sürekli bir savunma halinde. Kayıt içi ve kayıt dışı konuşmalarının tamamında “örgüt” vurgusu öne çıkıyor. Bu hem örgüt sözcüğünün kullanımında hem de Nusret Bayar’ın konuşmalarında çoğul kişi zamiri ile konuşmasında hissediliyor. Yani tek başına kendisini öne çıkarmıyor. Bu vurgu iki şekilde okunabilir. Birincisi, kongre öncesinde söylediği “birlikte yöneteceğiz” cümlesinin dildeki karşılığı, ki kendisi bunun anlaşılması için gayret ediyor; ikincisi de sorumluluğu örgüte paylaştırmak ve olası kötü faturayı tek başına göğüslememek. Şayet, karşı tarafa savunma psikolojisi içinde olduğunu geçirmese, birinci seçenek gündemde kalacak. Ancak Nusret Bayar'ın bu savunma psikolojisi durumunda “örgüt” sözcüğünün kullanımı her iki ihtimali de akla getiriyor. Bu konu aynı zamanda ‘inisiyatif’ tartışmasını da açıyor. Örneğin, Muhittin Böcek’in sağlık durumunu ile ilgili bilgilendirme konusunda, Seyit Torun’u kendisinin çağırdığını, bilgilendirmenin o toplantıdan sonra başladığını belirtiyor. Burada şu soru akla geliyor. Seyit Torun çağırılmadan inisiyatif kullanılarak bu süreç başlatılamaz mıydı? Nusret Bayar’ın işleri paylaştırmak istediği kadar, kararları da paylaştırmak istediği gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Ama bu durumda da liderlik tartışması gündeme gelmez mi?

BEN SÖYLERİM, SONRASI BELEDİYENİN İŞİ

Söyleşide dikkat çeken bir diğer nokta; Genel merkezin belediyelerin işine karışılmaması konusunun fazla içselleştirilmiş olmasıydı. Önce şunu belirteyim. Örgüt ile belediyelerin bu kadar uzaklaştırılmasının örneğini Menemen’de yaşadık. Genel merkezin, örgütleri boşa çıkaran politikası sonucu belirlediği adaylar sayesinde Menemen’de belediye kaybedildi. Bunun sonucu olarak da Seyit Torun ve ekibine yoğun bir tepki mevcut. Nusret Bayar da bu politikayı fazlasıyla içselleştirmiş durumda. “Biz yanlışları söyleriz. Takdir belediye başkanındır” Bu anlayışı bir örnek üzerinden götürelim. “Biz İsa Akdemir’in orada bulunmasının yanlış olduğunu belediye başkanımıza söyledik” cümlesi Nusret Bayar’a aittir. Ama İsa Akdemir hala orada ve orada kaldığı sürece fatura Nusret Bayar’ın önüne gelecek. Nusret Bayar, partisinin belediye başkanına söz geçiremeyen başkan durumuna düşecek. Ya bu tartışma parti politikaları ile ilgili noktada olursa? Genel merkezin ısrarla istediği, Nusret Bayar’ın da fazlasıyla içselleştirdiği bu politikanın, en azından Antalya’da faturası yine CHP’ye ve dönemin İl Başkanı Nusret Bayar’a çıkacaktır. Elbette kora kor kavga edilsin, Nusret Bayar'ın kendi deyimi ile 'masaya yumruk vurulsun' demiyorum ama genel merkezin söylemine yaslanarak belediye başkanlarına tanınan bu sonsuz serbestlik ne kadar doğru?

Yazıya dökülen her cümle, aynı zamanda kişinin kendisine tuttuğu bir aynadır. Dilerim Nusret Bayar da yaptığımız bu söyleşiyi tekrar tekrar okuyarak kendisine notlar çıkarır. Kamuoyunu aydınlatma bir yana, Nusret Bayar, bu söyleşide kendisine notlar aldırdı. Dilerim işlevsel olur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.

01

Taban - Her halde fatura CHP ye kesilecek. Bunu ilk seçimlerde de görecekler. Büyükşehir Ata dostu na bırakılmış durumda

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ocak 09:42