Tuz koktu

Anayasa yapanlar Anayasayı yok saydı. Nasıl mı oldu bu iş? Gözlerinizin içine baka baka oldu. Hatay halkına "Siz istediğiniz insanı vekil seçebilirsiniz" deyip sonra "Sizin seçtiğiniz kabul etmiyoruz" dediler. Böyle bir şey mümkün mü, aslında değil ama kanun tanımayan, Anayasa tanımayan en büyük yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını daha alt yargı kurumlarına ezdiren bir yapı olunca cidden tuz koktu!

Bir kişi herhangi bir yere seçilirken ne olur biliyor musunuz? Önce adli sicil kaydı alır, sonra YSK yani Yüksek Seçim Kurulu seçme ve seçilme hakkı olup olmadığına bakar ve hakkınız varsa seçime girebilir, seçebilir ya da seçilebilirsiniz. Bakın, sadece seçilebilirsiniz demiyorum, seçebilir ya da seçilebilirsiniz.

Bırakın seçilmeyi, seçme hakkına bile müdahil olan YSK'nın seçilebilir dediği Hatay halkının seçtiği seçilmiş milletvekili Şerafettin Can ATALAY’ın Anayasa Mahkemesi'nin 2 defa hak ihlali kararı vermesine karşı seçilme hakkı, Hatay halkının da seçme hakkı elinden alındı. Peki, bu nasıl mı oldu? İşte burada sarı öküz devreye giriyor. Siz, seçilmiş belediye başkanları yerine kayyum atanmasına sessiz kaldığınız gün, sarı öküzü verdiniz. Ama işte o sarı öküzü vermeyecektiniz. Her direniş öncesi "Silivri soğuk" demeyecektiniz. Bugün soğuk, yarın sıcak adam! Bu havada eylem mi olur, direniş mi olur demeyecektiniz. Tatlı su demokratlığı, devrimciliği yapmayacaktınız. Attalos’un önünde sen, ben, bizim oğlan olmayacaktınız. Bugün Şerafettin Can ATALAY’ın seçilme hakkını alanlar, yarın sizin seçme hakkınızı da alırlar, demedi demeyin. Hukuk bir gün hepimize lazım olur. Hukuku gukuka çevirtmeyin, hakkınıza ve Şerafettin Can ATALAY’ın hakkına sahip çıkın. Sarı öküz gitti, boz öküzü bırakmayın. Eğer o da giderse, bilin ki namus da gider. Hani insanın oyu, insanın namusu ya, o anlamda söylüyorum. Etmeyin beyler, etmeyin analar, etmeyin yarenler, etmeyin bacılar. Vallahi tuz koktu, billahi tuz koktu. Bizden artık geçti ve ben bunun farkındayım. Üzüldüğüm çocuklarımızın önümüzde çok bariz bir örnek var: Afganistan. Her şeyi göze alarak söylüyorum, bir gün hareket halindeki uçağın tekerinde ezilmek istemiyor iseniz, bir gün ülkenizi terk etmek için ölümü göze almak istemiyor iseniz, bir gün hukukun size de lazım olacağını biliyor iseniz, tam da zamanı. Şimdi gerçekten Şerafettin Can ATALAY’a sahip çıkma zamanı. Aslında buna sahip çıkmak, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkma zamanı. Ben ne mi diyorum? Ben halkı kin, nefret falan filana teşvik etmeden, seçilmişe sahip çıkmaya çağırıyorum, ki seçme hakkınız da elden gitmesin. Ben seçme ve seçilme hakkımı Anayasaya çok özür dilerim, Anayasa kalmadı ki... Yine de Ankara’da Anayasa ellerinden öpüyü Hasso, bu işin mümkünü yok mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gazi Sönmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.