Genel Siyaset Üzerinden Yerel Siyaset Eleştirisi

Partilerin genel başkanları dışındaki kişilerin fotoğraf veya videosunu görmek, yereldeki siyasilerin poz kesmeleri o kadar göz yoruyor ki. İnanın gün içindeki programınız, kimlerle “hasbihâl” ettiğiniz (Bu sözcüğü kullanmayı ne zaman bırakacaksınız?), kiminle ne yiyip ne içtiğiniz yakın çevreniz dışında kimsenin umurunda değil. “Çok iyi gidiyorsun, böyle devam et.” diyenler varsa da dinlemeyin; çünkü bir sürü erkeğin yan yana sırayla dizilip çekildiği fotoğraf veya sırf “Bakın yanımızda kadın da var.” imajı çizmek için göstermelik olarak yanınızda gezdirdiğiniz bir veya iki kadınla çizdiğinizi sandığınız imajla başarılı bir siyasetçi olmuyorsunuz.

Boğaziçi, ODTÜ ya da Hacettepe gibi ülkenin en iyi üniversitelerini kazanmasına rağmen yoksulluktan dolayı tercih yapamayan bir gencin gözlerinin içine gerçekten bakıp ona “Özür dilerim bütün keşkelerin için.” diyebildiğiniz ve onun bir daha keşke dememesi için var gücünüzle çalıştığınız an, işte o andır bütün poz kesmelerin size kazandıramayacağı siyasetçi kimliğini kazandırdığı an.

Sizin nasıl fotoğraflar verdiğiniz, fotoğrafta nasıl çıktığınız sadece sizi heyecanlandırıyor. Ülkenin gerçek gündemleriyle boğuşurken insanların çoğu sosyal medyayı kullanmıyor ya da kullanamıyor. Yakın çevrenizin fotoğraflarınızdan dolayı sizi pohpohladığı o yan yana dizili bir grup erkek fotoğrafını seçmen kitlenizin çoğu görmüyor bile.

Bırakın hasbihali de üniversite öğrencileri için yemek yemenin lüks olduğu, çocukların öğün atladığı ya da aç kaldığı, emeklilerin yıllarca çalışıp hak ettikleri huzurlu ve ay sonunu düşünmedikleri bir hayat yaşamadıkları toplumda neden vatandaşlar olarak bizler utanıyoruz da utanması gerekenler utanmıyor bunu cevaplayın. Bu durumlar için çözümünüz ne, projeleriniz ne bunlardan bahsedin -genel başkanlarınızı övmekten vakit kalırsa tabii.

Öbür dünyadaki sorguda vereceğimiz oyların hesabının sorulacağını düşünenler ve dile getirenler var. Öbür dünya varsa ve orada sorgu olacaksa, bu soru hangi partiye oy verildiği değil de kul hakkına girilip girilmediği, suça ortak olunup olunmadığı, haksızlıklara karşı sessiz kalınıp kalınmadığı gibi sorular olsa daha hâkkanî olmaz mıydı? Bununla ilgili bir çalışmanız var mı? Toplumun bütün inançlarını kucaklayan, ahiret inancı olmayanları da kucaklayan, cinsiyetini özgürce ifade edebilen ve yaşayan, şarkılarını özgürce söyleyebilen, haberlerini rahatça yazabilen vatandaş ütopyasıyla ilgili bir açıklamanız var mı? Bu ütopyayı gerçekleştirmek için neler yapacaksınız bu vatandaşlarınız distopya içinde kısıtlı özgürlüklerini yaşarken?

Hiçbir geliri olmayan ya da gündelik olarak ne kazanırsa onunla karnını doyuran, ancak günü kurtarabilen ve çok istese de gelecek planları yapamayan yoksul vatandaşlar ve çocukları için Toki “müjde”si umut olmuşken, ödenmesi gereken binlerce lira peşinatla ve taksit ödedikçe borcun artmasıyla umutları çalan Tokiler düş kırıklığı yarattığı sırada siz buna karşılık hangi çözümleri ürettiniz, hangi projeler canlandı kafanızda?

Yerel siyaseti ve sosyal medyayı çok güzel kullanan sayılı parti ve kişi olsa da, genelinde yerel siyaset ve sosyal medya kullanımı çok yanlış anlaşılıp kurgulanıyor. Bir sürü kimliğe sahip olabilirsiniz, siyasetçi kimliğiniz en çok tutunduğunuz ve sevdiğiniz kimliğiniz olabilir; ama samimiyetiniz eksik, kendinizi yenilemiyorsunuz. Eskiden beri süregelen yöntemlerle siyaset yapıyorsunuz. Sizin farkınız ne, farklı olarak ne yapıyorsunuz? Siyasetçi kimliğiniz dışında hangi kimliklerinizi ön plana çıkarmanız gerekir daha gerçek ve samimi olmanız için? Böyle gelmiş, lütfen böyle gitmesin. Yıllardır aynı şeyleri görmek umut kırıcı, yorucu. Yıllardır değişen sadece isimler, içerik hep aynı, yöntem hep aynı; ama bunlar sadece o fotoğraflarınızla etkilediğiniz sayılı kişide işe yarar.

Bazen ağzınızdan dökülen bir iki cümle de yeter, sayfalar dolusu konuşmanıza gerek kalmadan. Sözlerinizle eylemlerinizin örtüşmesi de yeter. Ama her n’apıyorsanız artık onu yapmayı bırakın. Yapamıyorsanız da bir bilene danışın, mümkünse toplumu bilen birine, işin uzmanına, mesleğine âşık bir sosyoloğa.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Funda Alpaslan Talay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.