Oysa bizler tanrılardık

Derinlerden bir ses konuşuyor. Biraz huzursuz ediyor beni söyledikleri. Rahatımı neden bozuyorsun? Uyumak istiyorum, lütfen uyandırma beni, burası çok konforlu ve rahat. Sus lütfen, sus, rahatımı bozma.

Ses devam eder:

Kendi kendimizin celladı olduk, geçmişte bir anda takılı kalıp şimdiki zamanda yaşanabilecek anlarımızı öldürürken.

Bulunduğumuz an ve yeri cehenneme çevirdik, yapılabilecek hiçbir şey kalmayan o geçmiş için.

Zihnimizde kaç kere, kaç farklı olasılıkla, olmuş, olmamış ve olabilecek her haliyle değerlendirirken geçmişi, şu anımızı böylesine harcayıp öldüren şimdiki zamanın katilleri olduk.

Kim bilir o anıları zihnimizde evirip çevirirken kaç kere şeytan olduk, melek olduk, kimleri şeytan ve melek yaptık, suçlu olduk, suçladık, vicdan azabıyla yaktık kendimizi bir şeytan gibi gömülüp kaldığımız geçmiş cehenneminde, hayatımızın tanrısı olduğumuzu unutarak…

Oysa bizler tüm kusurlarıyla, hüzünleriyle, umutlarıyla birbirine ezelden ebede bağlı tanrılardık…

Gözünü kendi ruhsal gelişiminden ayırıp başkalarına çevirdiği için tıpkı bir miyop ya da astigmat gibi görme bozukluğu kıvamına gelmiş olan kusur aramaktan, eleştirmekten, hata bulmaktan kendini ve etrafındaki herkesi yormuş kusurlu tanrılar…

O kendi dışındaki yorgunluk mekânında hava çok soğuk, çok sıcak, nemli ya da yapış yapış…

Kendi içinde bir türlü fark etmediğin o uçsuz bucaksız mekânda ise hava hep ılık, hep kararında, hep dengede…

Hadi uyan, hadi zorla kendini.

Uyan.

Sınırlarını zorlamazsan, sınırlarının varlığını nasıl bileceksin, nasıl ilerleyeceksin, nasıl gelişeceksin?

Uyan.

Zorla kendini, hadi.

Hadi.

Uyan!

Sonra bir anda sıçrayarak uyandım uykudan, kâbustan ya da rüyadan… Hepsi aynı, rüya da kâbus da; çünkü hepsi yargılarla dolu.

Derinlerden gelen ses yok artık.

Sadece kendi sesim var.

Yargılardan arındığım yerdeyim şimdi.

Olan, asla olamayacak olan, olmuş, olması gereken, olacak olan arası bir yerdeyim…

Bütün zamanlardayım. Her yerdeyim. Çünkü gerçekten kendimdeyim. Olabileceğim en güzel yerdeyim. Kendimdeyim.

Ilık bir denizin ortasında çırılçıplak, güneşli gökyüzünü kapatan tek bir buluttan yağan sıcak damlalar düşerken tenime, gökkuşağından hafif hafif bana vuran dalgalara kayıyor gözüm.

Bana çarpan dalgalarla arkam durgunlaşıyor.

O ses yeniden tekrar etti cümleyi:

Sana çarpan dalgalarla arkan durgunlaşıyor.

Bu cümle çınladı zihnimde birkaç kere.

Sanki rüya, kâbus, uyku hali devam ediyormuş da ben uyandığımı sanmışım; ama bu yankılanan cümleyle yeniden uyanma hissi yaşadım.

Bana çarpan dalgalarla arkam durgunlaşıyor.

Ben o dalgaları şimdi göğüslemezsem, ŞİMDİ o dalgalar için bir şey yapmazsam, ŞİMDİ o dalgaların önüne geçmezsem arka tarafta dalgalar kıyıya vurmaya devam edecek.

Arka tarafın dingin ve huzurlu olması için şimdi bir şeyler yapmak dışında başka çarem yok.

Arada kaçırdığım ve arkaya vuran dalgalar için de yapabileceğim bir şey yok, o geçip giden dalgaları düşünürsem şimdi gelen dalgaları kaçırırım.

Sahip olduğum ve bir şeyler yapabileceğim tek zaman şimdi.

Şimdi dışında hiçbir şeyim yok. Şimdi yoksa geçmiş ve gelecek de yok.

Sahilde geçip giden dalgalarla mücadele eden birini gördüm.

Gözleri kapalı, en çok da kendine kapalı.

Yanına gittiğimde onun ben olduğunu gördüm.

Uyanması için konuşmaya başladım:

Kendi kendimizin celladı olduk, geçmişte bir anda takılı kalıp şimdiki zamanda yaşanabilecek anlarımızı öldürürken.

Oysa bizler tüm kusurlarıyla, hüzünleriyle, umutlarıyla birbirine ezelden ebede bağlı tanrılardık…

Uyan.

Sınırlarını zorlamazsan, sınırlarının varlığını nasıl bileceksin, nasıl ilerleyeceksin, nasıl gelişeceksin?

Uyan.

Zorla kendini, hadi.

Sıra sende,

Bu yazıyı okuyan!

Uyan!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Funda Alpaslan Talay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.

01

Sıradan 1i - "Şimdi dışında hiçbir şeyim yok" tespitiniz zihnimde kazılı bir şiirin mısralarını hatırlattı... "Kendi kollarımızdan başka saranımız yok bizim"

Okuyanı derinlere götüren kıymetli yazınız için teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Ağustos 22:58