AŞI YAPTIRMAYAN COVİD HASTALARI: "ŞU ANKİ AKLIMI VERSELER, BİR AY ÖNCESİNE IŞINLASALAR, TEK YAPACAĞIM ŞEY KOŞARAK AŞI OLMAK OLUR"

Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Covid-19 Yoğun Bakım Ünitesi'nde bir süredir koronavirüs tedavisi gören hastalar, aşı olmadıkları için pişman olduklarını söyledi. Koronavirüs hastası veteriner Alp Doğan Öğütlü, "Bana bir şey olmaz demiştim. Şu anki aklımı verseler, bir ay öncesine ışınlasalar, tek yapacağım şey, koşarak aşı olmak olur" dedi. Korona tedavisi süren inşaat işçicisi İrfan Morgül de "Ne pahasına olursa olsun aşı olmak gerek. Bu sıkıntı bilerek çekilmez" diye konuştu. 16 gündür hastanede yatan tekstil işçisi Cuma Örpek ise "Lütfen herkes aşısını olsun, kimse bana bir şey olmasın demesin. Bakın en canlı örneği benim" dedi.

Video için play'e tıklayın

Haber: EDDA SÖNMEZ / Kamera: ADEM KARABAYIR 

Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Covid-19 Yoğun Bakım Ünitesi'nde bir süredir koronavirüs tedavisi gören hastalar, aşı olmadıkları için pişman olduklarını söyledi. Koronavirüs hastası veteriner Alp Doğan Öğütlü, "Bana bir şey olmaz demiştim. Şu anki aklımı verseler, bir ay öncesine ışınlasalar, tek yapacağım şey, koşarak aşı olmak olur" dedi. Korona tedavisi süren inşaat işçicisi İrfan Morgül de "Ne pahasına olursa olsun aşı olmak gerek. Bu sıkıntı bilerek çekilmez" diye konuştu. 16 gündür hastanede yatan tekstil işçisi Cuma Örpek ise "Lütfen herkes aşısını olsun, kimse bana bir şey olmasın demesin. Bakın en canlı örneği benim" dedi.

Koronavirüs vakalarının yeniden yükselişe geçmesi, hastanelerdeki yoğunluğun da tekrar artmasına neden oldu. Türkiye'nin en büyük pandemi merkezlerinden, İstanbul’daki Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Covid-19 Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi gören, ancak aşı olmamış hastalar; yaşadıkları sorunları ve pişmanlıklarını ANKA Haber Ajansı’na aktardı.

“BENİM DÜŞÜNCEM SADECE ŞUYDU: BEN HASTALIĞA YAKALANMAM”

Covid-19'a bağlı olarak solunum sıkıntısı, nefes darlığı nedeniyle akciğer tutulumu tedavisi gören 27 yaşındaki Veteriner Alp Doğan Öğütlü, şunları söyledi:

“Veterinerlik yapıyorum aynı zamanda dalışla da ilgileniyorum. Ben bundan bir ay önce bana söyledikleri zaman hani işte 'Aşı ol vesaire' dedikleri zaman benim düşüncem sadece şuydu: Ben hastalığa yakalanmam, 27 yaşındayım sürekli spor yapıyorum, dalış yapıyorum yani bana bu hastalık gelmez. Daha önce grip tarzı hastalıkları geçirdiğimde koronavirüsü hafif geçirdim zannederek böyle kendimi savunuyordum. Hatta bazı işte böyle hani aşı ile alakalı uç fikirler var ya hani mesela 'aman Amerikalılar üretti, işte bu hastalık aşı ile daha çok sıkıntıya sokacak bizi.’ Fakat çok yanlış olduğunu sonradan yani yakalandıktan sonra anladım.”

“TAVUK GİBİ İNSAN KAFASI DÜŞER YA O YORGUNLUĞA GELDİM, ÇOK KÖTÜLEŞTİM"

Aşı olmamanın yanı sıra, hastalığa yakalandıktan sonra verilen ilaçları da kullanmadığını belirten Öğütlü, durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırıldığını anlattı. Öğütlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık bir yerden sonra yani bir tavuk gibi insan kafası düşer ya hani yorulur, o yorgunluğa geldim, çok kötüleştim. Yani ciğerim ağrıyor, farklı bir hastalık olduğunu artık anlamaya başladım. Çünkü bu hastalığın normal griple bir bağlantısı yok. Bambaşka bir şey. Artık sona geldiğin zaman anlıyorsun. Yani bana şu an ki aklımı verseler, bir ay öncesine ışınlasalar, tek yapacağım şey koşarak aşı olmak, koşarak aşı olmak gidip aşımı olurdum. Ve diğer arkadaşlarım gibi hafif atlatırdım. Çalıştığım birimde şoförümle aynı gün aynı şekilde hastalandık. Fakat onda aşı vardı bende aşı yoktu. Ben şu an da ailemden uzaktayım, acı çekiyorum. Eklemlerin ağrıyor, sırtın ağrıyor ciğerlerinin içi ağrıyor, sürekli nefes alıp verirken artık enerjisizlikten bitiyorsun. Yerinden kalkamıyorsun yemek su hiçbir şey yapmak istemiyorsun. Bu virüs insanı aslında öldürmek için savaş veriyor.

"BABAM, KAYNANAM, KAYINPEDERİM OLMAMIŞTI, YAŞADIKLARIMI ANLATTIM HEPSİ AŞI OLDU"

Benim babam, kaynanam, kayınpederim olmamıştı aşı. Hepsini aradım. Bir bir her şeyi anlattım. Yaşadıklarımı anlattım, hissettiklerimi anlattım ve onları da aşıya gönderdim aşı oldurdum. Yemin ediyorum ki çok kötü bir şey bu hastalık mutlaka aşı olmanız lazım. Yani ne desem şu anda boş. Bazı insanlar asla olmayacaklardır, benim gibi olan insanlar. Bir ay önce bana deselerdi ki ‘aşı ol’ asla olmazdım ya ben komplo teorilerine inanan bir insanım. Kolay gerçeği ben de kabul etmiyordum. Vücudu bu kadar yormaya gerek yok. İşlerimden bu kadar geri kaldım. Arkadaşlarımdan, ailemden bu kadar geri kaldım. Ve daha da kalmaya devam edeceğim. Bu hastalık bittikten sonra da hemen iyileşip koşamıyorsun. Ben şu anda neredeyse iyileşmek üzereyim ama hala nefes alıp verirken zorlanıyorum. Şu an mesela ben azıcık yürüsem böyle 50 metre, 100 metre nefes nefese kalıp herhalde yere otururum. Bunu bilmemiz lazım. Ne kadar daha kalıcı hasar bıraktığını bilmiyoruz."

“AŞI OLMAMAK ÇOK BÜYÜK BİR SIKINTI, MUHAKKAK OLMAK GEREK" 

İnşaat işçici olan 49 yaşındaki İrfan Morgül ise 4 gün önce hastaneye yattığını belirterek şunları söyledi:

"Aşı olmadım. Pişmanım. Bu sıkıntıyı çekmemek gerek. Yarım nefes, hatta bazen hiç nefes gelmiyordu. Öksürük, bitmeyen öksürük, baş ağrısı, uykusuzluk zaten cabası. Terleme, yürüyememe bariz bunlar. Aşı olmamak çok büyük bir sıkıntı, muhakkak olmak gerek ne pahasına olursa olsun. Bu sıkıntı çekilmez, bilerek çekilmez. Sayın izleyenler hele hele benim yaşımdakiler, 48-49 yaşındakiler, vücudu sağlam olanlar dahil ihmalkarlık etmemek gerekiyor. Çok büyük ihmalkarlık, yani dezavantajlarını kenara koyun, yani bu vücuda eziyet ediliyor. Başka bir şey değil. Allah bize böyle bir fırsat vermiş sağ solun eleştirilerine aldırmamak gerekiyor. Biz yapmadık 5 gündür uykusuzluk, baş ağrısı bir an önce aşı olun".

“BU PANDEMİYİ HİÇ DİKKATE ALMIYORDUM, BANA ŞAKA GİBİ GELİYORDU”

Sık aralıklarla oksijen cihazına bağlanan ve zorlukla konuşabilen tekstil işçisi 1975 İstanbul doğumlu Cuma Örpek da yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Şöyle söyleyeyim, bu pandemi başladığından beri emin olun bu pandemiyi hiç dikkate almıyordum. Yani resmen bana şaka gibi geliyordu. Umursamıyordum, arkadaşlar 'Böyle yapma' diyorlardı. Ben yanımda devamlı sirkeli su bulunduruyordum. Yaklaşık iki seneye kadar Allah’ın izniyle hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Ama işte şu Kurban Bayramı'ndan sonra nasıl oldu bende anlamadım, yani buna nasıl kapıldık? Aşı randevumuzu da almıştık. Dedik en azından bir tedbir amaçlı aşımızı olalım, demek ki daha aşı olmadan pandemiye yakalandık. Gerçekten bu pandemi şöyle söyleyeyim bu benim 16'ncı günüm, beni çok zorladı. Böyle bir şey olacağını tahmin edemiyordum. Ben sadece basit gelir geçer o mantıkla hep çıktım yola. Ama gerçekten aşı olmayan arkadaşlarımıza, abilerimize, kardeşlerimiz, bugün olur yarın olur demesinler, ne zaman ne nerde insanın başına geleceği belli olmuyor, gitsinler aşılarını olsunlar. Olsunlar ki şu benim çektiğim çileyi çekmesinler.”

“BİZE BAŞVURANLARIN KİŞİ ÇOĞUNLUĞU ÖNCELİKLE AŞI OLMAYANLAR”

Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi yoğun bakım sorumlu hemşiresi Sultan Bayındır ise servisteki hastaların durumuna ilişkin bilgileri paylaştı. Dalga dalga gelen Covid-19 ile mücadele ettiklerini belirten Bayındır, şöyle konuştu:

"Aşılanma sayısı arttıkça vaka sayısı ne kadar artsa da durumdaki kötü ilerleyiş olmadığını fark ediyoruz, gözlemliyoruz da zaten. Bize başvuranların kişi çoğunluğu öncelikle aşı olmayanlar olduğu belirleniyor istatistiklerle. O yüzden herkesin aşısını olması kimsenin ertelememesi lazım. Burada çoğu yatan hastalar da aşı olmadığı için çok pişman, bunu da sürekli dile getiriyorlar. Hani biz bunu çok önemsemedik ama hayat önemsenmemeyi kabul etmiyormuş. Bu yüzden herkes aşısını olsun. En azından şu an tek çözümümüz aşı olmak, başka bir çözümümüz başka bir alternatifimiz yok. Maske-mesafe ve aşı olmak lazım.

Şöyle söyleyeyim iki yıldır bu pandeminin içerisindeyiz ve yoğun bakımda çalışıyorum, yoğun bakım hastaları çok ciddi durumda oluyorlar. Hani bize çocuğu emanet edip ölenler mi ya da arkasında gözü kalanlar mı, hani bir yudum su içmek için dua edenler mi, feryat figan o acılara dayanamayanlar mı? Biz o kadar çok şey gördük ve yaşadık ki. Yani çoğu insan annesini-babasını bırakıyor buraya. Çoğu insan çocuğunu bırakıyor. Çoğu insan da arkasında birçok evlat bırakıyor. Daha üç aylık çocuğu olup ‘ex’ olan çok hastam oldu. O yüzden hani önemsememiz lazım. Yani bu üç dalga bize bunun gerçek bir şey olduğunu, hani kulaktan dolma bir şey olmadığını göstermiş olduğunu düşünüyorum."

"YİNE VAKALARIN YÜKSELMEYE BAŞLADIĞI BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ"

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiyit de vakaların yükseldiği bir dönemin yaşandığına işaret etti. Vakaların bir anda 5 binden 25 bine çıkışının delta varyantının ne kadar hızlı çoğalabildiğini gösterdiğini dile getiren Yiyit ise şöyle konuştu:

"Ama bu hafta itibari ile biraz daha bu yükseliş trendini kırdık gibi gözüküyor. Bu da şunun göstergesi biz maske ve mesafemize riayet edersek aslında bu rakamı kırabileceğimizi de gördük. Ama biz yine tatile çıkartırsak tedbirlerimizi rakamlar illaki yükselecektir. Ve bunlar zaman içerisinde yatağa sonra da yoğun bakıma ve ölüme yansıyacaktır. O yüzden en baştan vakaların artışını durdurursak en büyük başarıyı sağlamış olacağız. Şimdi elimizde yeni bir silah var o da aşı. Aşının gerçekten çok etkili olduğuna dair inanılmaz veriler var elimizde. Biliyorsunuz ülkemizde her ilin farklı aşılanma oranları var aşılanmayı çok yüksek yapan illerin yüz binlik dilimlerde vaka sayılarının çok düşük olduğunu hep birlikte görüyoruz ama aşılanma oranı çok düşük olan illerde ise ciddi vaka artış hızları var ve haftalık yüz binlik dilimlerde ciddi oranlarda vakalar çıkıyor.” 

“HASTANEMİZDE AŞI TAKVİMİNİ TAMAMLAMIŞ HİÇBİR HASTA YOK"

Hastaneye başvuranların yüzde 85-95 oranında aşısızlardan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Yiyit, Feriha Öz Acil Durum Hastanesi'ndeki vaka durumu ile ilgili de şu bilgiyi verdi:

"Şu an ki yoğun bakım rakamları içinde pandemi hastanesinde 40 hastamız yatıyor yoğun bakımda. Bu 40 hastanın içinde aşı takvimini tamamlamış hiçbir hasta yok. Yani şunu kastediyorum 2 doz Biontech olmuş veya 2 doz Sinovac’ın üzerine 3’üncü dozu olmuş şu an yoğun bakımda yatan hastamız yok. Hastalarımız içinde bir aşı olmamış gençler var. Şu an arkasından da 2 doz Sinovacta kalmış yaşlılarımız geliyor bunu niye ısrarla söylüyorum. Çünkü o 2 doz aşı olan yaşlılarımızın aşılarının vakitleri geçti artık. Onların şu an üçüncü dozu olma vakitleri geldi. Eğer ihmal ederlerse aşısız gibi hazırlıksız yakalanacaklar onlarda yine bizim hastanemizde yoğun bakımlarımızda misafir olacaklar. Buna dikkat etmekte fayda var diğer bir konuda bu dalga eğer dalga olarak böyle artmaya devam ederse canımızı diğer dalgalardan daha çok yakmaya devam edecek."

 GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

  • AŞI OLMAMIŞ KORONAVİRÜS GEÇİREN HASTALAR VE YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ RÖPORTAJLARI
  • SAĞLIK BAKANLIĞI KORONAVİRÜS BİLİM KURULU ÜYESİ VE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PANDEMİ MERKEZLERİNDEN FERİHA ÖZ ACİL DURUM HASTANESİ BAŞHEKİMİ PROF. DR. NURETTİN YİYİT 
  • GENEL GÖRÜNTÜLER

11 Ağu 2021 - 14:34 İstanbul- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.