CHP’Lİ TOPRAK: TÜKENMİŞ İKTİDARLARINI SÜRDÜRME ÇABALARININ SONU HÜSRAN OLACAK

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Seçim ve Siyasi Partiler Yasası’nda değişikliğe gidilmek istenmesine “Neredeyse her seçim öncesi seçim yasasını değiştirmeyi alışkanlık haline getiren iktidar ve ortaklarının dar bölge, daraltılmış bölge, büyükşehirleri bölme, seçim bölgelerini ve çıkartılacak vekil sayılarını değiştirme, ittifak sistemini seçim barajı değişiklikleriyle kendi lehlerine dönüştürme oyunlarıyla, tükenmiş iktidarlarını sürdürme çabalarının sonu hezimet ve hüsran olacaktır” dedi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Seçim ve Siyasi Partiler Yasası’nda değişikliğe gidilmek istenmesine “Neredeyse her seçim öncesi seçim yasasını değiştirmeyi alışkanlık haline getiren iktidar ve ortaklarının dar bölge, daraltılmış bölge, büyükşehirleri bölme, seçim bölgelerini ve çıkartılacak vekil sayılarını değiştirme, ittifak sistemini seçim barajı değişiklikleriyle kendi lehlerine dönüştürme oyunlarıyla, tükenmiş iktidarlarını sürdürme çabalarının sonu hezimet ve hüsran olacaktır” dedi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak’ın Türkiye ve dünya gündemine dair haftalık değerlendirme raporundan öne çıkanlar şöyle:

TÜKENMİŞ İKTİDARLARINI SÜRDÜRME ÇABASI: İktidar ortaklarının yaptıkları açıklamalara ve gündeme getirdikleri önerilere bakıldığında Seçim ve Siyasi Partiler Yasası’nda yeni yönetim sistemine uyum bahanesiyle değişikliğe gidilmesi öngörülmektedir. 2017 referandumu sonrasında yeni sisteme uyum için seçim sistemini değiştiren, 2018 seçiminde ittifakların, güvenlik bahanesiyle sandık ve seçmenlerin taşınmasının, seyyar sandıkların yolunu açan da yine aynı ortaklardı.  Neredeyse her seçim öncesi seçim yasasını değiştirmeyi alışkanlık haline getiren iktidar ve ortaklarının dar bölge, daraltılmış bölge, büyükşehirleri bölme, seçim bölgelerini ve çıkartılacak vekil sayılarını değiştirme, ittifak sistemini seçim barajı değişiklikleriyle kendi lehlerine dönüştürme oyunlarıyla, tükenmiş iktidarlarını sürdürme çabalarının sonu hezimet ve hüsran olacaktır.

HARİRİ ERDOĞAN İLE NEYİN PAZARLIĞINI YAPIYOR: Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları sonrasında patlak veren ağır ekonomik krizle 2019’da başlayan kitlesel protestolar üzerine Başbakanlık görevinden istifa etmek zorunda kalan Saad Hariri’nin ‘gerçekten Türkiye-Lübnan ilişkilerini geliştirecek bir sıfatı ya da kendi ülkesinde böyle bir iktidarı var mı’ sorusunun sorulması gerekiyor. Lübnan’da ortada bir hükümet yok ve Hariri olmayan bir hükümet adına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile neyin pazarlığını yapıyor?

HEDEFLER TUTMUYOR: Adeta Dışişleri Bakanı gibi kendisini konumlandıran iktidar sözcülerinin güncel dış politika konularında sürekli vurguladıkları ‘hem sahada hem masada’ yer almaya endeksli yaklaşımı ne yazık ki başarılı olamıyor. Umulan sonuçları da vermiyor, söylemler gerçeği yansıtmıyor. Geçtiğimiz hafta Dağlık Karabağ sorunu için Moskova’da kurulan masadan yansıyan görüntüler hedeflerin tutmadığını teyit ediyor!

BORCA KREDİYE DAYALI BATIK EKONOMİ: Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre ötelenen, yapılandırılan kredi borçlarına, sorunlu krediler eklendiğinde sorunlu-riskli alacaklarının 90 milyar doları (yaklaşık 670 milyar TL) bulduğu görülüyor. Yine BDDK’nın haftalık bankacılık verileriyle bankaların tüketici kredilerinden kaynaklı alacak tutarı 816 milyar TL. Ticari, tüketici, kredi kartı borcu olanlar da dâhil tüm kesimler bankalardan erteleme, öteleme, yapılandırma talep ediyor! Uygulanan yanlış ve öngörüsüz ekonomi politikaları ile, ekonomide günü kurtarmak, iki üç aylık bir canlanma yaratıp büyümeyi yakalamak için borca-krediye dayalı batık bir ekonomi yaratıldı. Sürekli şekilde bu politikaların yanlışlığını, ülkeyi ekonomik krize, işletmeleri, şirketleri, bankaları batağa sürükleyeceğini ifade etmemize karşılık bu uyarılarımız dikkate alınmadı.

TÜİK ALDATIYOR, CUMHURBAŞKANI BİLEREK ALDANIYOR: Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son işsizlik verileri yine tartışmalara neden oldu. İşsizlik oranının yüzde 12,7 olarak değişmediğini belirten TÜİK geçen yılın aynı dönemine göre ise işsizlikte yüzde 0,7 puanlık düşüş yaşandığını, işsiz sayısının da 391 bin kişi azaldığını, 4 milyon 5 bin kişiye gerilediğini duyurdu! Ayrıca ekim döneminde genç işsizlik yüzde 24,9 ve tarım dışı işsizlik yüzde 14,8 olarak açıklandı! TÜİK’in resmi rakamlarına bakıldığında işsizlik düşüyor, işsiz sayısı azalıyor. Ancak aynı zamanda istihdam da azalıyor, işgücüne katılım da azalıyor! TÜİK son bir yılda çalışma çağındaki nüfusun geçen yılın ekim ayından bu yılın ekim ayına 1 milyon 179 bin kişi arttığını söylüyor. Çalışma çağındaki nüfusun artması, işgücünün de artması anlamına geldiği halde TÜİK işgücünün artmadığı gibi 1 milyon 288 bin kişi azaldığını rakamlarıyla öne sürüyor. Bunu söylerken de çalışma çağında olduğu halde işgücüne dahil olmayanların 2 milyon 467 bin kişi azaldığını belirtiyor. Yani yaklaşık 2,5 milyon kişi çalışma imkânı olduğu halde çalışmaktan vazgeçmiş. TÜİK böyle diyor! TÜİK’in pembe tablosu böyle olunca salgının olmadığı, hayatın normal seyrettiği 2019’un ekim ayında işsizlik oranı yüzde 13,4 iken salgının ortalığı kasıp kavurduğu 2020’nin ekim ayında yüzde 12,7’ye inmiş! Birileri de çıkmış, ‘ekonomimiz şahlanıyor, işsizlik azalıyor, salgında dünyada pozitif ayrışan yegâne ülkeyiz’ diyor. TÜİK aldatıyor, Cumhurbaşkanı bilerek ve isteyerek aldanıyor!

18 Oca 2021 - 11:14 Ankara- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.