ÇERKEZOĞLU: “BU TABLO ÜLKEYİ YÖNETEN İKTİDARIN BECERİKSİZLİĞİ DEĞİL. BİLEREK VE İSTEYEREK YAPIYORLAR. AKP İKTİDARININ SINIFSAL TERCİHLERİNİN AĞIR SONUÇLARINI HEP BİRLİKTE YAŞIYORUZ. BÜTÜN BU YAŞADIKLARIMIZ BİR TERCİHTİR”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) “Gelirde adalet, vergide adalet” için İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı yürüyüş beşinci gününde tamamlandı. Ankara’da konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Biliyoruz ki bu tablo ülkeyi yöneten iktidarın, ekonomi kurmaylarının iş bilmezliği, beceriksizliği değil. Bilerek ve isteyerek yapıyorlar. AKP iktidarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin ağır sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Bütün bu yaşadıklarımız bir tercihtir. Bu ülkede öyle bir düzen kurdular ki düzenin bütün çarkları, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Düzenin bütün çarkları, yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor. Bu tercihleri de milyonları açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm eden bu düzeni de hep birlikte değiştireceğiz. Bir düzeni, dönemi kapatmaya kararlıyız” diye konuştu.

ÇERKEZOĞLU: “BU TABLO ÜLKEYİ YÖNETEN İKTİDARIN BECERİKSİZLİĞİ DEĞİL. BİLEREK VE İSTEYEREK YAPIYORLAR. AKP İKTİDARININ SINIFSAL TERCİHLERİNİN AĞIR SONUÇLARINI HEP BİRLİKTE YAŞIYORUZ. BÜTÜN BU YAŞADIKLARIMIZ BİR TERCİHTİR”
Haber albümü için resme tıklayın

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) “Gelirde adalet, vergide adalet” için İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı yürüyüş beşinci gününde tamamlandı. Ankara’da konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Biliyoruz ki bu tablo ülkeyi yöneten iktidarın, ekonomi kurmaylarının iş bilmezliği, beceriksizliği değil. Bilerek ve isteyerek yapıyorlar. AKP iktidarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin ağır sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Bütün bu yaşadıklarımız bir tercihtir. Bu ülkede öyle bir düzen kurdular ki düzenin bütün çarkları, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Düzenin bütün çarkları, yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor. Bu tercihleri de milyonları açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm eden bu düzeni de hep birlikte değiştireceğiz. Bir düzeni, dönemi kapatmaya kararlıyız” diye konuştu.

DİSK’in ‘Gelirde adalet, vergide adalet’ sloganıyla pazartesi gününden beri İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı yürüyüş 5. Gününde tamamlandı. Yürüyüş, Ankara Ulus Meydanı’nda öğlen saatlerinde düzenlenen mitingle sona erdi. Mitinge CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları Yalçın Karatepe ve Gamze Taşcıer, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile milletvekilleri ve DİSK üyeleri katıldı.

Çerkezoğlu, şunları söyledi:

“YOKSULLAŞMAMIZA NEDEN OLANLAR İŞTE BU MEYDANI GÖRSÜNLER”

“Biliyoruz ki DİSK yürürse, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçiler yürürse bütün karanlıklar dağılır. DİSK, işçiler yürürse yolumuz aydınlanır. İşçiler yürürse bu memleketin geleceği aydınlanır. Aydınlık geleceği olan inancımızı, kararlılığımızı, cesaretimizi getirdik Ankara’ya. İki yıldır ‘Gelirde adalet, vergide adalet’ mücadelesi veriyoruz. İş yerlerinden başladık. Alanlara, meydanlara, vergi dairesi önlerine, binlerce topladığımız imzayla Çalışma ve Maliye Bakanlığı’na gittik. Onlarca miting, basın açıklamaları yaptık. En son eylül ayında Meclis’teki bütün siyasi partilerin genel başkanlarıyla tek tek görüştük. Bir kanun teklifi hazırlayıp, adaletli bir vergi sistemi için yapılması gerekenleri anlattık. Ama yaşadığımız bu yüksek enflasyon, hayat pahalılığı karşısında bizi görmeyenler, sesimizi duymak istemeyenler, üzerimizdeki vergi yükünü daha da arttıranlar, her türlü adaletsizliği büyütenler, ücretlerimizin, alım gücümüzün her gün daha da geriye gitmesine, yoksullaşmamıza neden olanlar işte bu meydanı görsünler. İşçi sınıfının adalet mücadelesini görsünler. Milyonlarca işçinin adalet talebini getirdik bu meydana.

“CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINA TARİHİMİZİN EN BÜYÜK BÖLÜŞÜM KRİZİYLE GİRİYORUZ”

‘Gelirde adalet, vergide adalet’ için yürüdük. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına tarihimizin en büyük bölüşüm kriziyle giriyoruz. Hepimiz çalışıyoruz, üretiyoruz. Ama ürettiğimiz değerden, milli gelirden aldığımız pay Cumhuriyet tarihinin en düşük düzeyinde. Yüzde 26’lara düştü. Enflasyon, hayat pahalılığı karşısında her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Bu ülkede bir ortalama ücret haline gelmiş olan asgari ücret 11 bin 400 lirayken açlık sınırı 13 bin lirayı geçti. Yoksulluk sınırı 45 bin liraya dayandı. İki asgari ücret, yoksulluk sınırının ancak yarısına ulaşıyor bu ülkede. O yüzden milyonların gelirde adalet talebini Ankara’ya getirdik. Aynı zamanda bu ülkede 10 milyona yakın emekli, o uydurdukları ucube sistemle hazineden tamamlama yöntemiyle belirlenen 7 bin 500 lira emekli aylığıyla yaşamaya mahkûm edildi. 7 bin 500 lira, açlık sınırının bile yarısı düzeyinde. O nedenle emeklilikte adalet, emeklilikte insanca yaşam isteyen herkesle birlikte yürüdük. Bu ülkede taşeron belasına son vermek için… Başta belediye şirket işçileri olmak üzere bütün taşeron işçilerine kadro verilmesi amasız, fakatsız kadro verilmesi için yürüdük. Bu süreçte, bütün adaletsizliklere karşı duranlarla yürüdük. 699 sayılı KHK ile zorunlu emekli edilenlerle, meslek kodu mağdurlarıyla, 2000’ler sonrası sert geçiş sonrası kademeli geçiş isteyenlerle beraber yani bütün adalet talepleriyle birlikte yürüdük.

“BU ÜLKEYİ, ENFLASYONUN NEDENİNİ ÜCRET ARTIŞLARI OLARAK GÖREN BİR ZİHNİYET YÖNETİYOR”

Yaşadığımız bu tablo bir tesadüf değil. Bu ülkeyi, rakamların apaçık olduğu bir süreçte, ‘Aşırı yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan kişi bulunmamaktadır’ diyecek kadar işçiden, emekçiden, halktan, gerçekten kopmuş olan bir zihniyet yönetiyor. Bu ülkeyi enflasyonun nedenini ücret artışları olarak gören bir zihniyet yönetiyor. Önümüzdeki günlerde asgari ücret belirlenecek. Bir ortalama ücret olan asgari ücretin, insanca yaşayacak bir düzeye çıkartılması için çalıştığımız, ürettiğimiz değerden, payımızı almak için yürüdük. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz. Hakkımız olanı istiyoruz. Hakkımız olanı alana kadar da sonuna kadar mücadele edeceğiz.

“BİR ÜLKEDE DOLAYLI VERGİLERİN ORANI NE KADAR YÜKSEKSE O ÜLKEDE VERGİ ADALETSİZLİĞİ O KADAR BÜYÜKTÜR”

‘Gelirde adalet, vergide adalet’ sadece adalet demek değildir. Toplumsal barışın ve huzurun sürekli olabilmesi, medeniyet, hukuki gelişmişlik, demokratik olgunluk demektir. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de. Bu ülkede işçinin de patronun da en yoksulun da en zenginin de 1 kilogram patates aldığında ödediği dolaylı vergiler, devletin topladığı vergilerin dörtte üçüne ulaştı. Bir ülkede dolaylı vergilerin oranı ne kadar yüksekse o ülkede vergi adaletsizliği o kadar büyüktür. Bununla da kalmıyor. Ücretlerimizden alınan vergi, daha peşin peşin ücretimizi almadan ödüyoruz. Oranlar çok yüksek. Vergi dilimleri bilerek isteyerek düşük belirleniyor. Sanki zenginleşmişiz gibi hemen bir üst vergi dilimine çıkıyoruz. 2023 yılında birinci vergi dilimi 70 bin lira. Eğer yeniden değerleme oranı kadar artsaydı 182 bin lira olacaktı. O nedenle zenginden, şirketlerden, patronlardan vergi alamayan siyasi iktidar, bütün vergi yükünü işçinin, emekçinin sırtına yıkmaya çalışıyor.

“ADİL BİR VERGİ SİSTEMİ İÇİN ÇOK DEĞİL 5 MADDEDEN OLUŞAN BİR KANUN TEKLİFİ HAZIRLADIK. MECLİS’E SUNDUK. MECLİS’TEKİ BÜTÜN SİYASİ PARTİLERLE PAYLAŞTIK”

Ankara’dan, ülkeyi yöneten AKP iktidarına sesleniyoruz. Eğer vergi gelirlerinizi arttırmak istiyorsanız, eğer daha fazla vergi almak istiyorsanız artık işçinin, emeklinin cebine bakmaktan vazgeçin. Etrafınıza bakın. Rekorlar kıran şirket karlarına bakın. Kat be kat artan banka bilançolarına bakın. KKM’den milyonlar kazananlara bakın. Elinizi soframızdaki ekmekten çekin. Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz. Adaletli bir vergi sistemi için, yani az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi için çok değil 5 maddeden oluşan bir kanun teklifi hazırladık. Meclis’e sunduk. Meclis’teki bütün siyasi partilerle paylaştık. Gelir vergisinin oranının yüzde 10’a düşürülmesi, vergi tarifesi dilimlerinin en az yeniden değerleme oranı kadar artması, asgari ücret istisnasının doğru biçimde matrahtan uygulanması, işverenlere 2008 yılından beri verilen 5 puan SGK prim desteğinin işçilere de verilmesi ve bu çağ dışı damga vergisinin kaldırılması. İşte bizim hazırladığımız ve Meclis’e sunduğumuz, biraz önce ana muhalefet partisinin de desteklediğini duyurduğu, bu kanun teklifinin Meclis’ten geçmesi için Ulus Meydanı’ndan sesleniyoruz. 600 milletvekiline sesleniyoruz. Bu kanun teklifini imzalayın ve Meclis’ten oybirliğiyle geçirin.

“SİYASİ İKTİDARIN HAZİNESİNDEN VE MALİYESİNDEN SORUMLU OLAN BAKAN’DAN BİR RANDEVU TALEP ETTİK. AMA GÖRÜŞME TALEBİMİZE KARŞILIK VERİLMEDİ”

Vergide adalet Anayasa’mızda da net bir biçimde yazılmış. Anayasa’mızın 73. maddesi herkesin kamu giderlerini karşılamak için gelirine göre vergi ödemekte yükümlü olduğunu söyler. Aynı madde vergide adaletli bir dağılımın olması gerektiğini söyler. İşte bunun tam tersi bir vergi sisteminin bu ülkede değiştirilmesi için mücadele veriyoruz. Milyonların vergide adalet talebini iletmek için bu ülkeyi yöneten hükümetin, siyasi iktidarın hazinesinden ve maliyesinden sorumlu olan Bakan’dan bir randevu talep ettik. Ama görüşme talebimize karşılık verilmedi. Belli ki bakanın bize, işçi sınıfına, emekçilere söyleyecek bir sözü yok. Gözü, kulağı Londra’daki finans baronlarında olanların, körfezdeki petrol krallarında olanların dünyanın dört bir yanındaki zenginlerde olanların işçi sınıfına, emekçilere söyleyecek sözü yok.

“BU TABLO ÜLKEYİ YÖNETEN İKTİDARIN, EKONOMİ KURMAYLARININ İŞ BİLMEZLİĞİ, BECERİKSİZLİĞİ DEĞİL. BİLEREK VE İSTEYEREK YAPIYORLAR”

Biliyoruz ki bu tablo ülkeyi yöneten iktidarın, ekonomi kurmaylarının iş bilmezliği, beceriksizliği değil. Bilerek ve isteyerek yapıyorlar. AKP iktidarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin ağır sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Bütün bu yaşadıklarımız bir tercihtir. Bu ülkede öyle bir düzen kurdular ki düzenin bütün çarkları, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Düzenin bütün çarkları, yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor. Buradan uyarıyoruz. Bu gittiğiniz yol, yol değil. Bu politikalar, tercihler ülkemizi, hepimizi, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de bir felakete sürüklüyor. Bunu kabul etmeyeceğiz. Bu tercihleri de milyonları açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm eden bu düzeni de hep birlikte değiştireceğiz. Bir düzeni, dönemi kapatmaya kararlıyız.

“İŞÇİLERİN, EMEKÇİLERİN GELECEĞİ, İŞİMİZ, AŞIMIZ HAKKINDA O GÖSTERMELİK MASALARDA TEK TARAFLI OLARAK YAPILAN BELİRLEMELERİN OLDUĞU DÖNEMİ KAPATIYORUZ”

Milyonlarca işçinin, emeklinin, asgari ücretinden emeklilerin yaşayacağı ücrete kadar, işçilerin sendikalaşma, grev hakkına kadar her şeye tek taraflı olarak karar verilen bu düzeni ve sistemi kapatmaya kararlıyız. Demokrasi ve adalet işçinin ekmeğidir. Anayasa’nın ayaklar altına alındığı, AYM kararlarının tanınmadığı bu süreçte ülkede adalet için de mücadele veriyoruz. Bu süreçte, bundan sonra bütün ücret belirleme, vergi dilimleri belirleme ve bizlerin, işçilerin, emekçilerin geleceği, işimiz, aşımız hakkında o göstermelik masalarda belirlenen, tek taraflı olarak yapılan belirlemelerin olduğu dönemi kapatıyoruz. Artık DİSK olarak iş yerlerinden başlayarak daha güçlü bir mücadeleyle bu süreçlerin hepsine müdahil olacağız. Bu meydanı görsünler.”

 

17 Kas 2023 - 17:15 Ankara- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Grafiti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Grafiti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Grafiti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Grafiti değil haberi geçen ajanstır.